Ana Sayfa / Kültür / Nefertiti

Nefertiti

Nefertiti, Mısır’ın Teb şehrinde milattan önce 1300’lü yıllarda yaşamış Mısır Kraliçesi‘dir. Mısır’ın tarihinde Nefertiti ile ilk bahsedilen özellik dillere destan güzelliğidir. Gerçek adı Tadukhepa‘dır fakat eşsiz güzelliği ile Nefertiti adını almıştır. İsmi “güzellik geliyor” veya “güzelden gelen” anlamı taşımaktadır. Mısır firavunu IV. Amenhotep (Akhenaton)‘ın eşidir. Mısır’ın çocuk firavunu Tutankamon‘un üvey annesi ve aynı zamanda kayın validesidir. Eşi Akhenaton, salgın hastalıktan öldükten sonra çok kısa bir süre Mısır’da hüküm sürmüş fakat çok kısa sonra ölmüştür.

Akhenaton’un Arkasındaki Kadın Nefertiti

Bir kadın güzel, zeki ve ne istediğini biliyorsa onu engelleyecek bir şey yoktur. Buna en büyük örneklerden biri ise hiç şüphesiz Mısır’ın ilk kadın firavunu Nefertiti‘dir. Mısır firavunu IV. Amenhotep’in karısı olarak Mısır’da büyük bir güce ulaşmıştır. IV. Amenhotep tarih kitaplarında geçen Akhenaton‘dan başkası değildir.

Mısır halkı o dönemlerde birbirinden farklı birçok tanrının varlığına inanıyordu. Yeryüzü için ayrı bir tanrı, mevsimler için ayrı bir tanrı, bereket için ayrı bir tanrı derken binlerce farklı tanrının olduğu düşünülüyordu. Fakat firavun Akhenaton ile beraber bu düşünce değişmeye başladı. Çünkü Akhenaton tek tanrı olarak Güneş Tanrısı‘nı benimsemişti. Sonuç olarak dünyadaki canlılığın temeli Güneş’ti. Kendine inanmak için bir tanrı arıyorsan o dönemlerde güneş’ten daha iyi bir seçim olamazdı.

Firavun’un bu din değişikliğini yapmasındaki en büyük neden ise din adamlarının aşırı güçlenmesiydi. Çünkü din adamlarının gücü o dönemlerde öyle bir artmıştı ki artık ülkenin işlerine, devlet yönetimine karışabiliyorlar ve hatta firavunu tehdit bile edebiliyorlardı. Firavun’da bu duruma bir son vermek amacıyla Amarna adı verilen bir tapınak yaptırarak tek ve en büyük tanrının güneş olduğunu söylemiştir. Tabi bu süreçte en büyük destekçisi ve tüm bu yaşananların arka planında muhteşem zekasıyla Nefertiti vardı.

Nefertiti Kimdir

IV. Amenhotep’in karısı gerçekten çok güzel, çok zeki, bakımlı, muhteşem bir bilgi birikimine sahip, hazır cevap ve bir o kadar da kıvrak zekaya sahip bir kadındı. Sesi, gülüşü ve sakinliği ile adeta güzelliğin simgesi olarak kabul edildiği için Nefertiti adını ona laik gördüler.

Her ne kadar insanlar tarafından firavun Akhenaton onu eşi yaptı şeklinde düşünülse de olanlar aslında tam tersidir. Nefertiti, saraya geldiği ilk gün firavunun yanında olmak istediğine karar vermiş ve bu hedef doğrultusunda ilerlemeye başlamıştır. Planını o kadar muhteşem bir şekilde işletmiştir ki çok kısa bir süre içerisinde Akhenaton, onu eşi yapmak istemiştir. Ayrıca evlendikleri gün Kraliçe ile Firavun’un eşitliği kabul edilmiştir. Kısacası ona güç olarak eşit devlette tek kalan kişi firavundur.

Kraliçe ile firavunun güçlerinin eşit olduğunun kabul edilmesini biraz daha detaylandırmak istiyorum. Yıllar 2000 değil milattan önce 1300’ler. Bu yıllarda Amerika daha keşfedilmemiş ve hatta Avrupa bile küçük küçük kabilelerden oluşuyordu. Böyle bir dönemde kadınlar için seçme ve seçilme hakkı gibi bir durum daha hiç ortada yokken erkek egemenliği olan bir toplumda ülkenin başına geçmeyi başarmıştı.

En az eşi firavun Akhenaton kadar saygı görüyor ve yine en az firavun kadar karar vererek kararlarını uyguluyordu. Bir şey istediği zaman veya bir şey yapmaya karar verdiği zaman herhangi birinden izin istemiyordu. Fakat arka arkaya 6 kız çocuğu olduğundan dolayı ve dini olarak çok tanrıya değil Güneş Tanrısı‘na inandığı için Mısır halkı tarafından Nefertiti’nin lanetli olduğu düşünüldü. Bu süreç içerisinde onu saraydan uzaklaştırsalar da Nefertiti bir şekilde tekrar güçlendi ve geri döndü.

Nefertiti İlk Kadın Firavun

Eşi olan firavun Akhenaton öldükten sonra Mısır’da bir ilk gerçekleşti ve Nefertiti ülkeyi yönetmeye devam etti. Gariplik ise Nefertiti, Mısır dininde bir tanrı olmadığı ve bir firavunun soyundan gelmediği tüm halk tarafından bilinmesine rağmen yönetime devam etti. Yönetimde kalmak için çok sert kurallar ile devam etti ve din adamları ile anlaşmalar yaptı. Yönetimde tek başına olduğu zamanlarda gün geçtikçe güçlendi. Gücünün doruklarında ise Thutmose, Nefertiti için bir büst hazırlayarak onu ölümsüzleştirdi. Gösteriş akan bir taç, güzel ve iri gözler resmen onun gücünü yansıtıyordu.

Nefertiti’nin Ölümü

Mısır’da uzun bir süre boyunca tek başına yönetimi sürdürmesinin ardından M.Ö 1331 yılında öldü. Ölüm sebebi kocası gibi salgın bir hastalık olarak gösterilse de tarih insanlarının birçoğu suikast olarak yorumlamaktadır. Çünkü Nefertiti’nin mezarı bulunduğu zaman mumyasında net bir şekilde kaburgalarının delici bir alet ile parçalandığı gözlemlenmiştir.

Zekası ve güzelliği ile Mısır’da ilk kadın firavun olsa ve uzun yıllar boyunca ülkesine hizmet etmiş olsa da öldükten sonra halkı ona saygı göstermedi. Mumyası diğer firavunlar gibi muhteşem büyüklükteki mezar odalarına yerleştirilmedi.

Mısır tarihi net bir şekilde Nefertiti’den bahsetse de mezarı diğer firavunlara göre çok geç bulundu. Uzun araştırmalar sonucunda eski zamanlarda yağmalanmış ufak bir anıt mezarda mumyası bulundu. Mumyanın ona ait olduğu ise hiyoroglifler üzerindeki tasvirinden anlaşıldı. Zaten sonraki süreçte Thutmose tarafından yapılan büstü de bulundu ve kimliği kesinleşti. Şuan Nefertiti büstü Berlin‘de sergileniyor. Binlerce insan her gün sıfırdan yükselerek Mısır’a hükmetmiş bu güçlü ve zeki kadının büstünü ziyaret ediyor.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:

Mısır’ın Güneş Tanrısı RA 

Bu Yazılar Da İlginizi Çekebilir

shameless-konusu

Shameless Konusu

Shameless konusu itibari ile dünya çapında çok sevilen bir dizi olmayı başardı. Ülkemizde de takipçisinin …

2 Yorum

  1. Nefertiti anlattığımız kadarıyla dünyanın ilk önemli kadını sanırım. Kleopatra ne Daman peki

  2. Nefertiti kadın gücünü gösteren ilk kadın sanırım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir